“TÜSİAD Sürdürülebilir Büyüme Bağlamında Tarım ve Gıda Sektörünün Analizi” raporu yayınlandı

TÜSİAD gıda, içecek ve tarım sektörünü gerek ülke ekonomisine gerekse istihdama katkısı dolayısıyla iktisadi ve sosyal açıdan son derece kritik önemde görmektedir. Bu anlayışla, TÜSİAD ülke politikalarında stratejik olarak konumlandırılmış ve önceliklendirilmiş bir tarım ve gıda sektörü yaratılması vizyonuyla çalışmalarını sürdürmektedir.

Tarım ve gıda sektörünün potansiyelinin gerçekleştirilmesi, ekonomik değerinin artırılması ve hem üreticinin hem de tüketicinin kazanması için politikaların etkinliğinin güçlendirilmesi önemli görülmektedir.

5 Mart 2020 tarihinde kamuoyu ile paylaşılan TÜSİAD Sürdürülebilir Büyüme Bağlamında Tarım ve Gıda Sektörünün Analizi çalışması bu temel vizyonu gütmektedir. Çalışma ile sektörün rekabet gücü açısından öncelikli alanları olan;

  • Piyasa yapısının etkinleştirilmesi ve fiyat istikrarı,
  • Üretim etkinliği ve
  • Göreli üstünlük alanlarının oluşturulması konularındaki politika ve uygulamalara katkı sağlanması hedeflenmektedir.

Çalışmada tarım ve gıda sektöründe yaşanan yapısal sorunlara ekonomik, kurumsal, hukuki, çevresel ve kültürel çözüm niteliğinde öneriler sunulmaktadır. Bu öneriler, değer zinciri boyunca üreticiden tüketiciye kadar tüm paydaşlara yönelik, entegre, bütüncül, kapsayıcı ve kalıcı politikalar oluşturma bakış açısıyla hazırlanmıştır.

Sürdürülebilir Büyüme Bağlamında Tarım ve Gıda Sektörünün Analizi çalışması, tarım ve gıda sektörü için kritik önemde görülen ve yapısal nitelikte sorunlar barındıran beş ana başlıkta ele alınmıştır. Bunlar:

  • Piyasa Yapısı, Aracılık Faaliyetleri ve Tarımsal Örgütlenme
  • Katma Değerin Artırılması, İnovasyon ve Dijital Tarım
  • Lojistik ve Gıda Zincirinde İyileştirmeler
  • İklim Değişikliği Etkisinde Tarımsal Arzın Sürdürülebilirliği ve
  • Tarımsal Destek ve Teşvikler’dir.

Bu alanlarda hazırlanan 5 Rapor, politika ve uygulama etkinliğine yönelik somut, uygulanabilir ve öncelikli öneriler içermektedir.

  • Değer zincirinin genel durumu incelendiğinde tüm ürünlerde ortaya çıkan ve giderilmesi gereken en önemli sorunun üreticiye düşen düşük katma değer olduğu görülmektedir. Üreticinin gelirden alacağı payı artırmanın en iyi yollarından biri üretici örgütlülüğünün artırılmasıdır. Piyasa Yapısı, Aracılık Faaliyetleri ve Tarımsal Örgütlenme raporu üreticinin katma değerden daha fazla pay alması hedefiyle girdi piyasalarından perakende ve sektörel örgütlenmeye kadar tarım-gıda değer zincirinin tüm halkalarını içeren öneriler sunmaktadır.
  • Türkiye tarım ve gıda sektörleri ölçek ve çeşitlilik açısından dünyada lider ülkeler arasında yer almaktadır. Ancak ülkemizin tarım sektöründe gelişen teknolojiler ile yenilikçi çözümlerin yaygın kullanımı ve hızlı adaptasyonunun yanı sıra yüksek katma değerli tarımsal üretim konularında akran ülkelerin bir miktar gerisinde kaldığı görülmektedir. Üretimde sürdürülebilirlik baskılarının attığı günümüzde tarım katma değerini artırıcı politika setini tasarlarken uygun politikaları sağlamak elzemdir. Katma Değerin Artırılması, İnovasyon ve Dijital Tarım raporu küresel değer zincirlerinin artan önemi ışığında tarımda katma değerin ve dijitalleşmenin artırılması hedefiyle sunulan önerileri içermektedir.
  • Tarım-gıda değer zincirinde lojistik faaliyetler kayıpların önemli bir kısmını oluşturması; gıda güvenliği ile ilgili riskler barındırması; maliyetleri ve enflasyon oranını etkilemesi sebepleriyle önemli bir role sahiptir. Bu bağlamda, tarım-gıda lojistiğini iyileştirmeye yönelik; zincirdeki uçtan uca lojistik faaliyetleri entegre edecek; verimliliği artıracak kapsayıcı bir yaklaşım gerekli görülmektedir. Bu çerçeve Lojistik ve Gıda Zincirinde İyileştirmeler raporu tarladan sofraya verimli, maliyet etkin ve gıda güvenliği odaklı yaklaşımı içeren öneriler sunmaktadır.
  • İklim değişikliği Türkiye tarımını da doğrudan etkileyen ve giderek büyüyen bir risk kaynağı olarak ortaya çıkmaktadır. Tarımsal üretim faaliyetlerini etkileyerek, verim kayıplarına yol açması beklenen iklim değişikliği önemli bir tarımsal ürün ihracatçısı olan Türkiye’nin küresel seviyede rekabetçi olduğu ürünleri de doğrudan etkileyecektir. Tarımsal ürün arzının sürdürülebilir kılınması için iklim değişikliğinin gözlenen ve öngörülen etkilerine yönelik orta ve uzun vadeli tarım politikalarının belirlenmesi önemli görülmektedir. İklim Değişikliği Etkisinde Tarımsal Arzın Sürdürülebilirliği raporu iklim değişikliğinin etkilerine hazırlıklı olma hedefiyle hazırlanan önerileri içermektedir.
  • yüzyılda tarım sektöründe desteklerin tarımsal üretimin özelliklerinin ötesine geçerek gıda sistemini kapsayan daha geniş bir perspektiften ele alınması gerekli görülmektedir. Gıda sisteminin daha iyi çalışmasını sağlamak ve tarımda verimliliği artırmak için dönemler itibariyle tarımsal destek ve teşviklerde önceliklerin belirlenmesi elzemdir. Türk tarımının orta-uzun dönem politikalarında üretim ve kaynak varlığı yapısına uygun, etkin işleyen gıda sistemini inşa etmek gerekmektedir. Türkiye’nin tarımda var olan rekabet üstünlüklerini devam ettirmek için tarım-gıda sektöründe teknolojik dönüşüm ve tarımsal üretim öncelikli olmak üzere değer zincirinin zayıf halkalarını güçlendirecek destek ve teşvik önerileri Tarımsal Destek ve Teşvikler raporunda yer almaktadır.

Sürdürülebilir Büyüme Bağlamında Tarım ve Gıda Sektörünün Analizi çalışmasında yer alan öneriler çerçevesinde sektörün sürdürülebilirliği açısından kritik önemde görülen politika alanları:

  • Finansman ve destek mekanizmalarının iyileştirilmesi,
  • Tedarik zinciri ve lojistik uygulamalarının iyileştirilmesi,
  • Örgütlenmenin güçlendirilmesi,
  • Ölçülebilirlik ve etkin veri kullanımı,
  • Değer zincirinde katma değerin artırılması,
  • Akıllı tarım ve dijitalleşme ve
  • İklim değişikliğine uyum olarak ortaya konmaktadır.