Şekerbank, BİST Sürdürülebilirlik Endeksi’ne girdi

Kuruluşundan bugüne, 65 yıldır sürdürülebilir kalkınmanın finansmanında öncü rol üstlenen Şekerbank, Borsa İstanbul’da işlem gören ve kurumsal sürdürülebilirlik performansları üst seviyede olan şirketlerin bulunduğu “BİST Sürdürülebilirlik Endeksi”ne girdi.

Şekerbank, aynı zamanda Türkiye’nin kurumsal yönetim notu alan ve bu kapsamda 2008 yılında Borsa İstanbul Kurumsal Yönetim Endeksi’ne giren ilk banka olmuştu.

Kuruluş amacı sürdürülebilir tarımın ve kırsal kalkınmanın finansmanı olan Şekerbank, tüm faaliyetlerinin ortak paydası olan sürdürülebilir kalkınma bankacılığı alanındaki performansıyla, bugün itibarıyla toplam 50 şirketin yer aldığı Borsa İstanbul (BİST) Sürdürülebilirlik Endeksi’ne girdi.

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile şekillenen strateji

Sürdürülebilirlik faaliyetlerini ve ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasına verdiği desteği, uluslararası kriterler çerçevesinde hazırladığı sürdürülebilirlik raporlarıyla paydaşlarına sunan Şekerbank, stratejisini Birleşmiş Milletler’in 2015’te belirlediği “Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri” doğrultusunda şekillendiriyor. Şekerbank, 65 yıldır yerine getirdiği “Anadolu Bankacılığı” misyonunu küresel bir perspektifte geleceğe taşıyarak “Sürdürülebilir Tarım”, “Enerji Verimliliği”, “Kapsayıcı Büyüme” ve “İnsan Odaklı Bankacılık” alanlarına odaklanıyor.

Sürdürülebilir kalkınma bankacılığında ilk olan öncü çalışmalar…

Türkiye’nin kurumsal yönetim notu alan ilk bankası olan Şekerbank, aynı zamanda kredilendirme süreçlerinde sosyal ve çevresel riskleri ölçümleyen ilk banka niteliği taşıyor. Bankanın hissedarı olan IFC’nin rehberliğinde 2009 yılında başlayan bu süreç her yıl geliştirilerek sürdürülüyor.

Şekerbank, enerji verimliliğinin finansmanı amacıyla Türkiye’de bir ilk olarak geliştirdiği EKOkredi ile enerji tasarrufuna yönelik yatırımları desteklerken, enerji verimliliğinin önemi hakkında da toplumsal farkındalık yaratıyor.

Banka, dünyada bir ilk olarak 2014 yılında başlattığı “Aile Çiftçiliği Bankacılığı” projesiyle de kırsaldan kente göçü engelleyerek aile çiftçiliğinin yaşamasına destek olurken, Türkiye’de bir ilk olarak uyguladığı mikro finansman yöntemi ile finansal kaynaklara erişimi kısıtlı olan kadın, esnaf ve çiftçilere ulaşarak finansal kapsayıcılık anlamında önemli bir toplumsal ihtiyacı karşılıyor.