Proje kapsamında 151 olgun zeytin ağacı yeni yuvalarına taşınırken, aynı bölgeye 300 yeni fidan dikildi. Bu sayede ağaç kaybı yaşanmadığı gibi, zeytin popülasyonu da artırılmış oldu.
Tarımsal üretim yeniden şekilleniyor
Sanayileşmiş ülkelerde tarım arazileri zaman içinde birleştirilerek ölçek ekonomisinden faydalanan verimli sistemlere dönüşürken, gelişmekte olan ülkelerde tam tersi bir süreç yaşanıyor. Miras yoluyla bölünen araziler, tarımsal verimliliği azaltıyor ve kırsal nüfusu kentlere göç etmeye zorluyor.
Birleşmiş Milletler projeksiyonlarına göre, 2050 yılına kadar Asya, Afrika ve Latin Amerika’da kent nüfusuna 2,5 milyar insan daha eklenecek. Benzer bir tablo Türkiye’de de yaşanıyor. Miras yoluyla bölünen tarım arazileri, üretim ölçeğini küçülterek küçük aile işletmelerinin kârlılığını ve ekonomik sürdürülebilirliğini olumsuz etkiliyor.
Milas, işte bu genel tablonun en somut biçimde gözlendiği yerlerden biri. Bölge halkının önemli bir kısmı zeytin tarımıyla geçimini sağlıyor. Ancak miras yoluyla parçalanan zeytinlikler, üretim ölçeklerinin küçülmesine ve çiftçi gelirlerinin düşmesine neden oluyor.

Aynı coğrafyada iki stratejik değer
Bu noktada Yeniköy Kemerköy Enerji, bölge ekonomisinde denge unsuru olarak öne çıkıyor. Şirket, bölgeye yılda 5 milyar TL ekonomik katkı sağlıyor. Santralde çalışan birçok kişi aynı zamanda zeytin üreticiliğiyle uğraşıyor; bu da hem hane gelirlerini çeşitlendiriyor hem de kırsal göçü yavaşlatıyor. Yerli linyit kaynaklarını kullanarak Türkiye’nin toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 2,2’sini karşılayan şirket, ülkenin arz güvenliğine katkı sağlarken aynı zamanda tarımsal üretimin ve kırsal yaşamın sürdürülmesine de destek oluyor.

151 ağaç taşındı, 300 fidanla yeni üretim alanı kuruldu
Zeytin taşıma projesi, Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mücahit Taha Özkaya liderliğinde yürütülen Ar-Ge çalışmasının ardından uygulamaya alındı. Önce pilot ölçekte 9 zeytin ağacı taşındı; tamamının tuttuğu görüldükten sonra geniş kapsamlı taşıma başladı.
Yaşları 20 ile 40 arasında değişen 151 zeytin ağacı bilimsel yöntemlerle taşındı. Her bir ağaç için GPS koordinatı, gövde çapı, taç genişliği ve sağlık durumu kaydedildi. Ağaçlar “doğal saksı yöntemiyle” taşındı, kök sisteminin zarar görmemesi için özel nem tutucu materyal kullanıldı. Ağaçların kök çevresi 2 metre derinlikte ve 1,5 metre çapta kazıldı; toprak karışımı, ahır gübresi, leonardit ve humik asit ile zenginleştirildi. Ardından bordo bulamacı, köklendirme hormonu ve kaolin kaplama uygulamaları yapıldı. Taşımanın ardından 45 günlük periyotlarla fenolojik gelişim ölçümleri alınmaya devam ediliyor.

Prof. Dr. Mücahit Taha Özkaya taşınan zeytin ağaçlarının birkaç yıl içinde yeniden meyve vereceğini söylüyor:
“Bu proje yalnızca ağaç taşımak değil, bilimi sahaya taşımak anlamına geliyor. Zeytin, uygun tekniklerle her mevsim taşınabilen bir tür. Şu ana kadar sıfır fireyle ilerliyoruz. Adaptasyon süreci düzenli olarak izleniyor ve raporlar kamuoyuna açık. Bu, doğayı korumanın ve üretimi sürdürmenin aynı anda mümkün olduğunun kanıtı ve tarımın geleceğine yapılmış bir yatırımdır”
“Tarım medeniyettir, sürdürülebilir madencilikle birlikte var olabilir”
Taşınan 151 zeytin ağacının bulunduğu bölgede yaklaşık 1 milyon ton kömür rezervi yer alıyor. Bu miktar, Muğla’nın 70 günlük elektrik ihtiyacını karşılayacak enerjiye denk geliyor.
Bu yönüyle proje, ülke enerji arz güvenliğini güçlendirirken, aynı zamanda tarımsal üretimi de sürdürülebilir kılıyor. Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, “Enerji üretimi ile tarımı birbirine rakip değil, tamamlayıcı olarak görüyoruz” diyor:
“Bu proje, bilimi ve tarımı ortak paydada buluşturduğumuz bir çalışma. Biz enerji üretirken toprağı da yaşatmak istiyoruz. Zeytin taşıma sürecimiz, madencilikle tarımın bir arada nasıl sürdürülebileceğini gösteren güçlü bir örnektir. Her taşınan ağaç, kayıt altındadır; her dikilen fidan, geleceğe bırakılan bir değerdir.”

Zeytin ağaçlarıyla büyüyen ekonomi
20–40 yaş aralığındaki olgun zeytin ağaçlarından yılda ortalama 15 ton zeytin elde ediliyor; bu da 1,5 ton zeytinyağı üretimi anlamına geliyor. Güncel piyasa fiyatlarına göre bu üretimin yıllık ekonomik değeri yaklaşık 217.500 TL.
Zeytin taşıma uygulamasıyla hem mevcut üretim korunuyor hem de yeni fidanlarla üretim potansiyeli artırılıyor. Yeniköy Kemerköy Enerji, tarımın bölgesel kalkınmadaki rolünü güçlendirmek amacıyla üreticilere budama, gübreleme, sulama ve toprak analizi eğitimleri veriyor. Ayrıca taşınan ağaçların bakım süreçleri yerel istihdamla yürütülüyor.
Zeytin varlığı artıyor, gelir modeli güçleniyor
Yeni Maden Yasası çerçevesinde, taşınan her zeytin ağacı için bir yeni fidan dikimi zorunluluğu bulunuyor. Yeniköy Kemerköy Enerji, bu doğrultuda Milas genelinde 48 bin zeytin ağacını taşımayı ve her biri için en az iki yeni fidan dikmeyi planlıyor. Ayrıca rehabilite edilen maden sahalarına yaklaşık 100 bin ağaç dikilecek.
Bu üretimden elde edilecek zeytin ve zeytinyağı gelirleri, kurulacak Zeytin Kalkınma Kooperatifi aracılığıyla bölge halkına aktarılacak. Böylece hem gelir çeşitlenecek hem de üretim kurumsal bir yapıya kavuşacak.
“Bizim için bu, sadece ağaç taşımak değil”
Yapılan çalışmanın şirketin sürdürülebilir madencilik vizyonunun bir parçası olduğunu vurgulayan Burak Işık, “Zeytin taşıma projesi, doğayla çatışmadan üretim yapılabileceğini gösteriyor. Bu bizim için yalnızca bir çevre yatırımı değil; bilimi, tarımı ve enerjiyi ortak bir paydada buluşturduğumuz bir sürdürülebilirlik adımı. Taşınan her ağaç kayıt altında, her fidan geleceğe dair bir taahhüdümüzdür” diyor.
Bilimle güçlenen tarımsal dönüşüm
Zeytin taşımayla başlayan süreç, bilimsel yöntemlerin tarıma entegrasyonu açısından da örnek teşkil ediyor. Mücahit Hoca’nın ifadesiyle “gözleme değil, veriye dayalı zeytincilik” dönemi başlıyor. Ağaçların adaptasyonu düzenli olarak izleniyor, gelişim raporları hazırlanıyor ve kamuoyuyla paylaşılıyor. Bu sayede zeytin üretimi yalnızca korunmuyor, aynı zamanda modernize ediliyor.


