2020’de tarım makineleri sektörü nasıl olacak?

Türkiye son yıllarda oldukça çalkantılı bir ekonomik seyir izliyor. Bir yanda küresel alanda yaşanan ticaret savaşları, Brexit süreci, Orta Doğu’daki karışıklar, bir yanda da yerel ve bölgesel olarak meydana gelen krizler, döviz sorunu, daralmalar hemen her sektörü olduğu gibi tarım makinelerini de doğrudan etkiledi. Üretim, satış, ciro, ihracat, ithalat gibi birçok farklı kalemde inişli çıkışlı bir seyir izlemek zorunda kalan sektör, öte yandan da teknolojiye ve inovasyona yatırımlarına devam etti. Bu dar geçitte özellikle ihracat çalışmaları ile ayakta kalmaya gayret eden tarım makinacıları, 800 milyon doları aşan yurt dışı satışları ile de bu alanda bir rekor kırdılar.

Tarım alanında faaliyet gösteren insan iç gücünün veriminin artırılması, çalışan ve ekilen topraktan alınan verimin en üst düzeye çıkarılması ve farklı alandaki üretilen teknolojilerden yararlanarak maliyetleri en aza düşürmeyi hedefleyen tarım mekanizasyon, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir iş kolu. Dünyanın en büyük tarım ülkelerinden biri olan Türkiye’de yüzlerce firmanın faaliyet gösterdiği sektör, yurt dışına da önemli düzeyde teknoloji ihracatı gerçekleştirmektedir. 2018 yılında Türkiye’den 120’den fazla ülkeye tarım makineleri ihracatı gerçekleştirildi. 830 milyon dolar seviyesindeki bu ihracat 2019 yılında daha da artarak 868 milyon dolar düzeyine ulaştı. Bu rakamın son aylardaki performansla birlikte 1 milyar düzeyini aşabileceği de düşünülüyor. Tarımla ilgilenen firma ve çiftçilerin hemen hemen ihtiyaç duyduğu tüm alanlarda etkin çözümler geliştiren ve teknoloji, inovasyon, Ar-Ge gibi alanlarda dünya ile yarışan sektör, geleceğe de umutla bakmaya devam ediyor.

Her ne kadar rakamlar iyimser gibi gözükse de sektör özellikle son birkaç yıldır önemli ve ciddi ekonomik sorunlarla boğuşuyor. Döviz kurları ve faizlerde yaşanan sıkıntılar ve bun u takip eden piyasadaki nakit akışı, ciddi daralmalara neden oldu. Üretim merkezlerine, istihdama ve Ar-Ge geçmiş yıllarda çok daha fazla yatırım yapan firmalar, maliyetlerini düşürüp bu zor ve sıkıntılı günleri atlatmak için bütçe kısıntılarına gittiler. Yurt içi ve dışında düzenlenen birçok fuarda kendisini hissettiren bu durum bir nebze olsun ihracat ile kapatılmaya çalışıldı. Yurt içinden istediği verimi ve satışı bulamayan birçok firma, yurt dışındaki etkinliklerini artırarak ihracatlarını çoğaltmaya çalıştı.

 Biz de bu sayımızda mikrofonlarımızı tarım mekanizasyon alanında faaliyet gösteren sektörün farklı paydaşlarına uzattık ve hem 2019 yılı genel değerlendirmelerini hem de 2020 hedef ve beklentilerini aldık.

Türkiye’de tarıma verilen destekler

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hazırladığı verilere göre 1990’ların sonlarından itibaren çok sayıda reformun yapılmasına rağmen, yıldan yıla değişmekle birlikte Türkiye çiftlik düzeyinde destek vermeye devam etmektedir. 2016-18 döneminde yaklaşık %20 destek sunulmuştur. Bu miktar OECD ortalamasının az miktarda üzerindedir.

Türkiye’deki çiftliklere yapılan temel doğrudan ödemeler, ürünün hedef fiyatı ile piyasa fiyatı arasındaki farkı karşılamak üzere tasarlanmış olan fark ödemeleridir. Tarımsal sigorta programları gibi mevcut alana ve hayvan sayısına göre yapılan ödemeler son yıllarda artmış ve 2016-18 döneminde bu ödemelerin payı üretici desteğinin% 9’una ulaşmıştır.

Türkiye tarımında gelecek senaryoları

Çok küçük aile işletmelerinin yerini orta ve büyük işletmeler alacaktır

Bu işletmeler çağdaş tekniklere geçerek varlıklarını sürdürebileceklerdir. Orta boy işletmeler bazı tarım işleri için müteahhitlik hizmeti almaya devam edecektir.

Tarım dışında kalan tarımsal nüfusun istihdamı

Tarım, her geçen gün daha fazla sayıda profesyonel işletmeler tarafından yapılmaktadır. Rekabetçi olamayan küçük çiftçilerin sektörü terk etmesi sonucunda sektör dışında kalacak çiftçiler için Polonya modelinde olduğu gibi hayat idamesinin sağlanması üzerine bir geçim modelinin belirlenmesi önemlidir.

Tarla tarımında kitlesel üretim yapan, uzman işletmeler ortaya çıkacaktır

Belirli ürünlerde uzmanlaşmış, yüksek üretim teknolojileriyle geniş alanlarda rekabetçi üretim yapan işletmeler varlıklarını diğerlerinin aleyhine büyüterek yaygınlaşacaklar. Bu işletmeler için yüksek güçlü traktör ve yüksek kapasiteli ekipman ihtiyacı oluşacaktır.

Profesyonel hayvancılık işletmelerinin sayısı artacaktır

Hayvansal üretim mekanizasyonu gelişecektir, Kaba yem üretimi ve buna bağlı olarak kaba yem üretim teknolojileri önem kazanacaktır.

Sebze meyve üretimi / ihracatı artacaktır

Küçük/orta işletmeler bu üretim dalında yoğunlaşacaktır. Rekabetin gelişmesiyle birlikte, bu üretime özgü, özel traktör/makina talebi ortaya çıkacaktır.

Kaynak: Prof. Dr. H. Ünal Evcim
Kaynak: TarmakBir, Türkiye Tarım Makinaları Sektörü, Sektör Raporu 2020

——————- ———————–

Makine sanayinde yerli patent ve faydalı model tescil başvuruları sayısı alt sektörler

Yıllar              Tarım ve Orman Makineleri
2014                257
2015                387
2016                331
2017                336
2018                319
Kaynak: Türk Patent Enstitüsü

——————- ———————–

2018’de kategori başına uluslararası tarım makineleri ihracatı
Traktörler (€16.6 milyar)
Yeşil alan makinleri (€10.8 milyar)
Hasat makineleri (€9.8 milyar)
Toprak işleme makineleri (€4.1 milyar)
Saklama, kurutma ve koruma (€2.9 milyar)
Sprey ve koruma makineleri (€2.7 milyar)
Damızlık makineleri (€2.5 milyar)
Kuru ot makineleri (€2.5 milyar)
Fidan ekim makineleri (€2.5 milyar)
Süt ürünleri makineleri (€1.7 milyar)
Nakliye makineleri (€0.5 milyar)
Şarap hasat makineleri (€0.4 milyar)

Kaynak: Trade Map,2018, formatted by AXEMA
European Agricultural Machinery Industry (CMA), CEMA Priorities and key figures, 2019