TürkTraktör tarımda dijitalleşmeye ağırlık veriyor

TürkTraktör Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Rehda Cem Akyüz 

Türkiye’nin en önemli tarım organizasyonlarından Bursa Tarım Fuarı’nı TürkTraktör adına değerlendirir misiniz?

Bursa Tarım Fuarı bizim için çok önemli. Bu fuara aylar öncesinden hazırlanmaya başlıyoruz. Bursa Tarım Fuarı geleneksel olarak yeni ürün lansmanlarını yaptığımız bir etkinlik. Bu yıl da çiftçilerimizi Türkiye’de bir ilkle buluşturuyoruz. Daha önce basın lansmanını yaptığımız, fabrika montajı olan ve uydudan takip edilebilen otomatik dümenleme sistemine sahip yerli traktörü sergiliyoruz. Bu fuarda da ürünümüzün ana lansmanını yapıyoruz. Fuarın açılmasıyla birlikte ürünümüze büyük ilgi gösterildi. Bu tarz fuarlarda genellikle ürünler statik olarak sergileniyor ama biz burada hassas tarım ekipmanlarımız için bir deneme alanı da ayırdık. Standımızın arkasındaki bu alanda çiftçilerimiz ürünümüzü deneyimleme fırsatı yakalıyor. Bursa ağırlıklı olarak bahçe tarımının yapıldığı bir bölge olduğundan bizim için çok önemli bir lokasyon. Bu fuara çevre illerden de yoğun katılım oluyor. Bahçe segmenti için de 2014 yılında dünya çapında yılın traktörü seçilen TT Junior serimizin bir yeni modelini tanıttık. 5. yılına özel olarak 150 adet ile sınırlı ürettiğimiz ve özel bir rengi olan bu ürünümüzü Bursa çiftçisi ile bu fuarda buluşturuyoruz. TT Junior ihracat ayağımızda da oldukça fazla talep görüyor. Küçük ve dar bir traktör olan TT Junior, kompakt ölçülere sahip ve dar bahçelerde oldukça kullanışlı. Zeytin ve narenciye tarımında ilaçlamadan dolayı beygir gücüne ihtiyaç var.

Bursa Tarım Fuarı’nda lansmanını yaptığınız TT Junior ve TD4.100F ürünlerinin teknik detaylarından, avantajlarından ve farklılıklarından bahseder misiniz?

Uyku takipli, otomatik dümenleme sistemine sahip olan ürünler piyasada çiftçilere zaten sunuluyor. Biz de yüksek beygir gücüne sahip ürünlerimizde bu özellikleri sunuyoruz. Burada önemli olan ürünlerin fiyatlandırılması. Bu ürünlerin fiyatları göreceli olarak biraz daha yüksek. Biz 90-100 veya 110 beygir traktörlerde çiftçilerin daha erişebileceği fiyatlarla sunuyoruz. Buradaki nihai amacımız çiftçilerimizin verimliliği arttırabilmesi. 2050 yılında dünyadaki gıda ihtiyacı 2 katına çıkacak. Alan büyütemeyeceğimiz için verimliliği arttırmamız gerekiyor. Topraktan daha fazla ve daha verimli ürün almamız gerekiyor. Şimdiye kadar ilk defa bir yerli üretici fabrika montajı olarak bunu piyasaya sunabiliyor. Bizim buradaki en büyük farkımız bu.

Ürünlerin çiftçilerin faydasına değinmek gerekirse, uydudan traktörün yerini 2.5 cm hassasiyetle belirleyebildiği için çiftçimiz gübre attığı yere bir kere daha gübre atmıyor. Ya da gübre atılan alanda boşluk olmuyor. Bu da birim alandaki verimliliği arttırıyor. Bugün çiftçilerimizin en fazla üzerinde kafa yorduğu konu girdi maliyetleri. Mazot, gübre, ilaç gibi faktörlerin çok dikkatli yönetilmesi gerekiyor. Master Drive ile birlikte birim alanda aynı miktardaki gübreyi kullansa bile daha fazla verim alabiliyor. Tekrar bindirme yapmadığı için ekonomik olarak tasarruf da ediyor. Buradaki diğer bir çözüm de çiftçinin traktörü gece kullanabilmesidir. Otomatik dümenlemede çiftçi elini direksiyonda tutmak zorunda değil. Uydudan takip sayesinde traktör sorunu belirliyor ve bu işlemi kendisi yapıyor. Bu bize göre çiftçiye sağladığımız en önemli faydadır.

TT Junior 2014 yılında dünyada yılın traktörü ödülüne layık görüldü. Bu modelimizi 2013 yılında yine Bursa Tarım Fuarı’nda çiftçilerimiz ile buluşturmuştuk. 5. yılına özel farklı bir renk ve tasarımla çiftçilerimizle tekrar buluşturuyoruz. Türkiye’de üretilen kompakt bir traktör. Özellikle dar bahçelerde çok iş yapabilen bir model.

Gelecek dönemde TürkTraktör ne gibi teknolojik yatırımlar yapacak ve ne gibi yenilikler göreceğiz? Yol haritanızdan bahseder misiniz?

Teknolojiyi bu noktada ikiye ayırmak gerekiyor. Mekanizasyon tarafında alacağımız daha çok yol var. Traktör başına düşen ekipman sayısında ve hektar başına düşen beygir gücü sayısında kat edeceğimiz uzun bir yol bulunuyor. Toprağa ne kadar iyi bakarsanız karşılığını o kadar alırsınız. Bugünkü ölçeklerde elle yapılabilecek hiçbir işlem kalmadı. Dolayısıyla mekanizasyonu doğru kurarak toprağınızı çok iyi işlemeniz gerekiyor. Dijitalleşme tarafında ise yeni teknolojiler her geçen gün artıyor. Bizler Tarlam Cepte ile çiftçilerimizin cep telefonu alışkanlıklarımızı ölçtüğümüzde görüyoruz ki, çiftçilerimizin yüzde 80’inden fazlası internet kullanıyor. Yüzde 96’sı mobil cihazlar üzerinden sosyal medyayı aktif kullanıyor. Bu taraftaki bilinci gördüğümüz için böyle bir uygulama geliştirdik. Benzer uygulamalar var ama bizim buradaki en büyük farkımız uydu sistemlerimizin çiftçimizin tarlalarının üzerinden günlük olarak geçerek çiftçimizi bilgilendiriyoruz. Burada bulut sistemlerinin bizlere sağladığı tüm olanakları çiftçimiz ile buluşturuyoruz. Son 30 yılın kuraklık ve risk raporlarını inceliyoruz. Bu raporları kullanarak çiftçilerimizi risk durumlarına karşı bilinçlendiriyoruz. İlaçlamada rüzgâr ve hava şartları büyük önem arz ediyor. Burada uygun ilaçlama saatlerini çiftçilerimize uygulamamız üzerinden iletiyoruz. Ayrıca Türkiye’deki gübre, ilaç, yem gibi çiftçinin girdisine ait fiyatlarını ve et, süt, buğday gibi ürünlerin çıktı fiyatlarını kontrol edebildiği bir panel sunuyoruz. Kısacası çiftçinin ihtiyacı olan her şeyi gün boyu uygulamamız üzerinden sunuyoruz. Burada traktör satın alan müşterilerimize de bu uygulamayı 1 yıl boyunca ücretsiz olarak sunuyoruz.

2019 yılı TürkTraktör için nasıl geçti? 2020 yılından beklentileriniz nelerdir?

2019 yılında dönem dönem pazarda dalgalanmalar yaşadık. Ekonomik ve politik gelişmeleri yakından takip ettik. 2019 yılının son çeyreğine girdik. Geçmiş yılları da göz önüne aldığımızda satış potansiyelinin en yüksek olduğu aylardayız diyebilirim. Dolayısıyla umutluyuz ve beklentilerimiz olumlu. Piyasa daralama ile karşı karşıyayız. 2020 yılı ile alakalı bütçelerimiz özelinde bir çalışma içerisindeyiz. Özellikle son dönemlerde faizlerin düşmesi ile birlikte ortaya çıkan finansman çözümlerinin piyasadaki etkisini biraz daha gözlemlememiz gerekiyor. Bir süre sonra daha somut veriler üzerinde tekrar değerlendirme yapacağız.