Teknolojinin ve dijitalleşmenin entegrasyonu ile tarımdaki verimlilik artışı sürecek

DenizBank Tarım Bankacılığı Grubu Genel Müdür Yardımcısı Burak Koçak 

2018 yılının genel bir değerlendirmesini yapacak olursak tarım sektörünü ekonominin bütününden ayırmak doğru olmayacaktır. Özellikle kur baskısı ve kurdan kaynaklı maliyet artışları tarım üretimini de diğer tüm ekonomik kalemleri etkilediği gibi olumsuz etkiledi. İşe sadece maliyetin ürün fiyatlarını artırması ve dolayısı ile gıda fiyatlarının tırmanması olarak bakmak da bir hata olur. Aynı zamanda girdi maliyetlerindeki bu artış üreticilerimizin girdileri optimum seviyede kullanmasını da engelledi. Dolayısıyla birim alan için harcanması gereken gübre, tohum, ilaç, sulama ve benzeri tüm bileşenlerdeki eksiklikler nedeniyle verimde de bir düşüşün ihtimal dahilinde olduğunu belirtebiliriz.

16 yıldır çiftçinin yanında olmayı kendine misyon edinen Çiftçinin Bankası DenizBank olarak tarımın yapıldığı her bölgede yaygın olan saha ekiplerimizden aldığımız değerli içgörülerle de hızlıca organize olduk ve yaşanan bu sıkışmayı aşmak adına gerek finansman ürünlerimiz gerekse de danışmanlık hizmetlerimizle yaşanan handikapları aşmak adına elimizden gelen her desteği sağladık. Bu gibi sıkıntılı dönemlerde tüm kurumların ortak bir bakış ile soruna odaklanmasının önemine inandığımızdan iş ortaklarımızla organize olarak aynı zamanda ortak kampanyalar kurguladık. Bu sayede olabildiğince çok sayıda çiftçimize destek olurken aynı zamanda oluşan maliyeti hep birlikte üstlenmiş olduk. Gururla söyleyebiliriz ki bu dönemde tarım sektörüne finansman desteğini asla kesmedik.

2019 yılında tarım sektöründe, her olumsuzluğa rağmen yukarı yönlü ivmelenmenin devam edeceğine inancımız tam. Özellikle teknolojinin ve dijitalleşmenin entegrasyonu ile tarımdaki verimlilik artışı sürecektir. Bu alanda ülkemizde çok ciddi atılımlar ve işbirlikleri olduğunu görmek bizi umutlandıran ana sebeplerden bir tanesi. Bu iştah sadece teknoloji ile sınırlı kalmıyor, üreticilerimiz bu kanalları kullanarak üretim miktarlarını artırdıkça ve maliyetlerle mücadele gücü yükseldikçe tarımdaki nitelikli bilginin dolaşım hızı da artıyor. Sonuç olarak da bilimsel bilgi ve teknoloji katkısı ile birim alandaki üretimin karlılığı artmış oluyor. Daha çok karlılık aynı zamanda daha çok yatırım, daha çok üretim demek. Tarımda dijital dönüşümün öncü kurumlarından olan DenizBank, tarıma özel ödüllü mobil uygulaması Deniz’den Toprağa ve aynı isimli Facebook sayfası her mecrada 100 bini aşkın üreticiye anlık olarak ulaşıyor. Bu mecralar üzerinden ziraat mühendislerine danışma hizmeti, sektörel haberler, hava durumu, hibe-destek modulü, hal ve borsa fiyatları gibi çok kritik ve çeşitli birçok servisi dijital ortamda çiftçilerimize ulaştırıyoruz. Sadece “Mühendise Sor” menüsü aracılığı ile 1 senelik sürede 7 bin adet soruyu online olarak cevapladık.

Tüm bunları değerlendirip büyük resme bu açıdan baktığımızda tüm zorlukların üstesinden bir şekilde gelmeyi başaran ülkemiz üreticileri, üretim yeteneklerini bu şekilde geliştirdiğinde tarım sektörü tek başına ülkemizin dış ticaret açığını önemli ölçüde azaltabilecek bir değer olarak ön plana çıkıyor. Özellikle örgütlenme ve organize olma gücümüzü de artırarak üretilen ürünün katma değerli olarak pazarlanma gücümüzü de pekiştirdiğimiz takdirde tarımın yarınlarının oldukça aydınlık olacağını ifade edebiliriz.

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan yeni çalışmalar ve sorunlara nokta atışı yaratılan çözümlere, tarımı milli bir görev olarak gören bir finans kuruluşu olarak katkı sağlamaya çalışıyoruz. Sorunların çözümünde de, paydaşların organize edilmesinde de, tüm paydaşların iletişiminin artırılmasında da bakanlığımızın dahlinin olması çok değerli. Tüm bu bilgilerin ışığında tarım sektöründe 2019 yılının çok daha parlak ve güçlü olacağına dair inancımız tam.