Tarım makinelerimiz toprağa ve ekonomiye değer katıyor

Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu

Yeşil, yenilikçi ve akıllı üretime ihtiyaç artarken tarım makineleri sektöründe küresel rekabet her geçen yıl daha da yoğunlaşıyor. 73 milyar dolar hacme sahip dünya tarım makineleri pazarındaki payını her geçen yıl artıran Türkiye’nin Makinecileri de uluslararası markalarıyla küresel ticaretteki rollerini büyütüyotlar. Türk makine sektörü yılın ilk 11 ayında tarım ve ormancılıkta kullanılan makinelerin ihracatını yüzde 26,2 artırarak 756 milyon dolara taşıdı. Sektör yıl sonunda ihracatta 800 milyon doları aşmayı hedefliyor.

Türkiye’nin Makinecileri ve sektörel derneklerin el birliğiyle sürdürdüğü etkin faaliyetler sayesinde tarım makineleri ihracatında yılsonu hedefini aşacaklarını söyleyen Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu şunları söyledi: “Sektörümüz ürün kalitesi ve rekabetçi fiyatlarıyla, uluslararası pazarda saygın bir oyuncudur. Yılın ilk 11 ayında 171,3 milyon doları dünyanın en büyük ithalatçısı ABD’ye olmak üzere, toplamda 756 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik. Tarımsal üretimde öne çıkan ülkelerin tamamında ticari işbirliklerimizi artırıyoruz. Artan kalitemizle makinelerimizin kullanım alanını tüm dünyada genişletiyoruz.”

 Uluslararası alanda tanınan, güçlü markalar geliştiriyoruz

ürkiye’nin tarım makineleri teknolojilerinde uluslararası alanda tanınan güçlü markalar geliştirdiğine dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Kutlu Karavelioğlu şunları söyledi: “Türk tarım makineleri sektörü, küçük ve orta ölçekli tarım işletmeciliğine yönelik makineler başta olmak üzere, alanında ciddi bir deneyim ve bilgi birikimine sahiptir. İmalatçılarımız büyük ölçekli ve ileri teknolojili tarımsal üretim için ise adımları süratle atmaktadır. Özellikle geleneksel tarımdan modern tarıma geçiş sürecinin yaşandığı ülkelerden yaygınlaşarak artan bir talep görüyoruz. Makine ve sistemlerimizi hızla akıllı tarım uygulamalarında kullanılacak hale getiriyoruz. Korumacı politikaların tarımı yerelleştirip, yerlileştireceği ve tarımsal yatırımların hızla büyüyeceği bir dönemde dünya çiftçilerinden gördüğümüz ilgiden memnuniyet duyuyoruz.”

Türkiye’de uzun zamandır cari fazla veren tarım makineleri sektörünün, dış ticaret rakamlarını olumlu etkileyerek ekonomiye değer kattığına vurgu yapan Karavelioğlu şunları söyledi: “Bu sektör bütün makine dallarının bir buluşma noktasıdır. Elektronik ve yazılımla entegredir; traktörler, iş makineleri, araç üstü ekipmanlar, sulama, pompa, vana, iklimlendirme, elleçleme, depolama, hidrolik, pnömatik, güç aktarma sistemleri gibi hemen bütün segmentlerinin en üst teknolojilerini bir araya getirir. Sistem yaklaşımını ortaya koyarak hızlı katma değer artışının sağlanabileceği bir fırsat alanıdır. Bu alandaki başarımız bir tesadüf değil çünkü Türkiye’nin Makinecileri’nin sadece tarım makineleri alanında değil, makine sektörünün hiçbir kolunda kalite ve teknoloji eksikliği bulunmamaktadır. Ürünlerimizin ağır hizmet alanlarında güvenilirlikleri ve verimlilikleri sürekli artarken, ihraç birim fiyatlarının yükselmesi uzun yıllara dayanan tecrübe ve yatırımlarımızın bir karşılığıdır.”

 Tanıtım çalışmaları devam ediyor

Türk makine sektörü, Bologna’da düzenlenen ve 40 ülkeden 2 bin firmanın katılımıyla gerçekleşen EIMA Fuarı’nda bu yıl da yoğun bir tanıtım faaliyeti gerçekleştirdi. Türkiye’nin Makinecileri tanıtım çalışmalarında “Her Şeyin Başladığı Toprakların Sahibi Biziz” sloganıyla, Anadolu’nun insanlık tarihinde yerleşik tarımın ilk kez gerçekleştiği coğrafyanın bir bölümü olduğuna vurgu yaptı. Yer aldıkları her platformda, Türk tarım makinelerini daha fazla alıcıya ulaştırmak için çalıştıklarını belirten Karavelioğlu şunları söyledi: “Tarım makinelerimiz toprağa ve ekonomiye değer katıyor. İhracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 130’ların üzerine çıktığı bu sektörde devlet destek ve teşviklerinin de hayata geçmesiyle Türk tarım makinelerinin gücünü tüm dünyaya göstereceğine inanıyoruz. Akıllı tarıma geçiş ve tarım arazilerinin verimli kullanılması noktasında yatırımlarını sürdüren tarım sektörü için, yeni koşullara adapte olacak teknolojiler geliştirmeye devam edeceğiz. Türkiye’nin Makinecileri olarak inovasyon ve nitelikli istihdam konularını önceliğimiz olarak belirlediğimiz yeni dönemde de tarım makinelerimizin tüm coğrafyalarda benimsenmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”